Açık Kapı
(Ekranı yatay çevirip okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar)
Neden mutsuzsun?
Hayat çok güzel değil mi?
Kız arkadaşın da mı yok?
Neden bu kadar takıntılısın?
Garipsin..
Umursayamaz oldum. Hayat denilen okyanusta yelkensiz ilerlemek ne kadar doğruydu bilmem fakat mutlaka bir kara göreceğime inanıyordum.
Perşembe akşamıydı. Arkadaşımla sözleşmiştim. Pahalı bir kafenin orada buluşacaktık. Ona fikirlerimden bahsetmek ve onun beni dikkatle dinlemesini çok seviyordum.
Buluşma saati 18:15'ti. Babamdan bana kalan tek şey olan saatini çantamdan çıkarıp elime aldım. Arkadaşım 84 saniye geç kalmıştı bile..

Babamı kaybedeli tam 7 ay olmuş..
Hayatımda hissettiğim en ağır acıydı. Bana ölmeden önce hayatım boyunca unutamayacağım sözleri söylemişti.
Ebeveynler çocukların anısı olarak yaşarlar. Bunu her yerde hissedeceksin.
Hissedemiyorum. Benden her geçen gün uzaklaşıyorlar. Tıpkı sonsuz boşlukta ilerliyor gibiler.
Üzgünüm baba.
Yakın zamanda yanında olacağım.
Telefonum titredi. Gelen mesaj arkadaşıma aitti.
- Dostum kusura bakma geciktim baya. 2 dakikaya oradayım. Yanımda birini daha getiriyorum :)
Birini daha getiriyor. Benim fikir ve düşüncelerime nasıl bakacak merak ediyorum doğrusu.
Kafenin etrafı çim ile kaplı alanlar ile dolu. Karanlık bir yerde ağacın altında oturdum, bekliyorum. Oturduğum yer gerçekten çok karanlık.
Aniden çalıların arasından bir şey bana doğru gelmeye başladı.

Kediymiş.
Hafif irkildim.
Bu irkilti beni kendime getirdi. Karşıdaki yola baktım. Arkadaşım ve yanında birisi bana doğru geliyorlardı.
Birden duraksadım. Yanındaki kişi benim uzun süredir hoşlandığım bir kızdı.
Kızıl saçları karanlıkta çok hoş duruyordu.
Günüm o kadar kötü geçmeyecek dedim kendi kendime.
Arkadaşlarım birden durdu ve bağırmaya başladılar.
Yüksek bir ses duydum
Aniden çalıların arasından bir şey bana doğru gelmeye başladı.

...
..
.
Neredeyim? Ne oldu? Arkadaşlarım nerede?
Kapkaranlık bir yer.
Dünya'daki hislerimi hissediyorum. Değişik bir şey yok.
Sürekli olarak kulağıma fısıltılar geliyor. Neler oluyor?
Birdenbire ileride bir kapı açıldı. İçeriden hoş bir rüzgar vuruyordu yüzüme. Ama en önemlisi içeriden duyduğum seslerdi.
Babamın sesiydi bu! Birisiyle konuşuyordu.
Bağırmak istedim. Konuşamıyordum.
Oraya gitmek güvenli miydi?
Bunu düşünür düşünmez kapının yanında EXIT levhası belirdi.
Bunu sevdim. Kapıya doğru ilerlemeye başladım.
Kapıdan süzülen esinti yüzümü gülümsetiyordu.

Sonunda kurtuldum. İstediğime ulaştım diyordum kendime.
Bunu hakettin. Seni bekliyor.
Arkamdan sesler gelmeye başladı.
-Lütfen gitme! GİTME!
GİTMENİ İSTEMİYORUM!
Arkamı döndüğümde birden bir sarsıntı hissettim. Sarsıntıyla beraber ışık kesilmişti.
Yeniden arkama baktığımda kapı kapanmıştı.

hayır.. olamaz.. LANET OLSUN NE OLDU!?
Dünya'daki hislerimi yeniden hissetmeye başladım. O siyah kırmızı acıyı. Yeniden kalbime erişiyorlardı..
- Nabzı atıyor. İyi iş çıkardınız Doktor Bey.
+ Bunu Defibrilatör'e borçluyuz. Günü kurtardı..
Sabah olmuştu. Kendimi bir odada buldum.
Vücuduma bir sürü cihaz bağlanmış ve sol kolum alçıya alınmıştı.

Bölüm Sonu.
Yazar Notları:
Yazdığım hikayenin gerçek hayatımla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Hayatı seviyorum.
Neden mutsuzsun?
Hayat çok güzel değil mi?
Kız arkadaşın da mı yok?
Neden bu kadar takıntılısın?
Garipsin..
Umursayamaz oldum. Hayat denilen okyanusta yelkensiz ilerlemek ne kadar doğruydu bilmem fakat mutlaka bir kara göreceğime inanıyordum.
Perşembe akşamıydı. Arkadaşımla sözleşmiştim. Pahalı bir kafenin orada buluşacaktık. Ona fikirlerimden bahsetmek ve onun beni dikkatle dinlemesini çok seviyordum.
Buluşma saati 18:15'ti. Babamdan bana kalan tek şey olan saatini çantamdan çıkarıp elime aldım. Arkadaşım 84 saniye geç kalmıştı bile..

Babamı kaybedeli tam 7 ay olmuş..
Hayatımda hissettiğim en ağır acıydı. Bana ölmeden önce hayatım boyunca unutamayacağım sözleri söylemişti.
Ebeveynler çocukların anısı olarak yaşarlar. Bunu her yerde hissedeceksin.
Hissedemiyorum. Benden her geçen gün uzaklaşıyorlar. Tıpkı sonsuz boşlukta ilerliyor gibiler.
- Dostum kusura bakma geciktim baya. 2 dakikaya oradayım. Yanımda birini daha getiriyorum :)
Birini daha getiriyor. Benim fikir ve düşüncelerime nasıl bakacak merak ediyorum doğrusu.
Kafenin etrafı çim ile kaplı alanlar ile dolu. Karanlık bir yerde ağacın altında oturdum, bekliyorum. Oturduğum yer gerçekten çok karanlık.
Aniden çalıların arasından bir şey bana doğru gelmeye başladı.

Kediymiş.
Hafif irkildim.
Bu irkilti beni kendime getirdi. Karşıdaki yola baktım. Arkadaşım ve yanında birisi bana doğru geliyorlardı.
Birden duraksadım. Yanındaki kişi benim uzun süredir hoşlandığım bir kızdı.
Kızıl saçları karanlıkta çok hoş duruyordu.
Günüm o kadar kötü geçmeyecek dedim kendi kendime.
Arkadaşlarım birden durdu ve bağırmaya başladılar.
Yüksek bir ses duydum
Aniden çalıların arasından bir şey bana doğru gelmeye başladı.

...
..
.
Neredeyim? Ne oldu? Arkadaşlarım nerede?
Kapkaranlık bir yer.
Dünya'daki hislerimi hissediyorum. Değişik bir şey yok.
Sürekli olarak kulağıma fısıltılar geliyor. Neler oluyor?
Birdenbire ileride bir kapı açıldı. İçeriden hoş bir rüzgar vuruyordu yüzüme. Ama en önemlisi içeriden duyduğum seslerdi.
Babamın sesiydi bu! Birisiyle konuşuyordu.
Bağırmak istedim. Konuşamıyordum.
Oraya gitmek güvenli miydi?
Bunu düşünür düşünmez kapının yanında EXIT levhası belirdi.
Bunu sevdim. Kapıya doğru ilerlemeye başladım.
Kapıdan süzülen esinti yüzümü gülümsetiyordu.

Sonunda kurtuldum. İstediğime ulaştım diyordum kendime.
Bunu hakettin. Seni bekliyor.
Arkamdan sesler gelmeye başladı.
-Lütfen gitme! GİTME!
GİTMENİ İSTEMİYORUM!
Arkamı döndüğümde birden bir sarsıntı hissettim. Sarsıntıyla beraber ışık kesilmişti.
Yeniden arkama baktığımda kapı kapanmıştı.

hayır.. olamaz.. LANET OLSUN NE OLDU!?
Dünya'daki hislerimi yeniden hissetmeye başladım. O siyah kırmızı acıyı. Yeniden kalbime erişiyorlardı..
- Nabzı atıyor. İyi iş çıkardınız Doktor Bey.
+ Bunu Defibrilatör'e borçluyuz. Günü kurtardı..
Sabah olmuştu. Kendimi bir odada buldum.
Vücuduma bir sürü cihaz bağlanmış ve sol kolum alçıya alınmıştı.

Bölüm Sonu.
Yazar Notları:
Yazdığım hikayenin gerçek hayatımla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Hayatı seviyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder